KUZULUK GÜNLERİ 1
Bu gün 6 Ağustos 2006 Pazar. Adapazarı Akyazı Kuzuluk Kaplıcalarının olduğu bölgeye geldik.
Bir pansiyona yerleştik. Doğrusu ilk anda oluşan duygularım çok da iyi değil. Çünkü pansiyon sahibi olan kişi ve oğlu arasında ilk planda bir uyumsuzluk hemen fark ediliyor. Baba teklif edilen ücretin bir kısmını almayıp hepsini çıkışta verin derken oğlu ücretin tamamının peşin olarak alındığını söyledi. Bana göre bir kurum veya kuruluşta farklı söylemler olmamalı
Pansiyonda bana göre olan bazı aksaklıkları ifade edecek olursam şunlardan söz edebilirim:
İlk olarak buzdolabı olarak görünen ama soğutma özelliğini tümüyle yitirmiş tümüyle çağdışı olan nesneden bahsetmeliyim. Yemek masası olarak yerleştirilmiş masa benzeri eşya ve sandalyeleri unutmamalıyım. Temizlik ve düzenin de pek iç açıcı olmadığını eklemeliyim.
İşletmecinin kendi içinde olan bir başka çelişkisini hatırladım. Oğlundan sandalye istediğimizde orada 5 sandalye olmalı başka sandalye yok derken babası burada 4 sandalye olmalı diyordu.
Gelelim ilk gün olanlara.
İlk günde fazla sıcak olduğu için çok rahat etmediğimiz bir gün olarak söz edebileceğim. Ayrıca ilk gün çevrede yaptığımız kısa gezi sonucunda oturulacak, piknik yapılacak veya yemek yenecek çeşitli alternatiflerin olduğu ancak bunun daha ziyade araçla beraber mümkün olan seçenekler olduğunu söylemeliyim.
Gün içinde sokakların tamamen boş olduğunu söylemeliyim. Fakat akşama doğru görülen canlılık akşamdan sonra bayağı bir insan kalabalığına dönüşen sokaklara bırakıyor yerini. Akşam çocukların isteğiyle Lunaparka gidiliyor. Lunaparka gidiş ve dönüşte gene tam bir insan kalabalığı ile yüz yüze geldik. Ayrıca Lunapark her zaman böyle mi bilmiyorum oldukça kalabalıktı. Aileler çocuklar gençler çeşitli eğlence araçlarında yer almak için adeta yarışıyor bazı bölümlerde ise sıraya giriyorlardı.
Gece saat 12 olmuş biz pansiyon balkonunda oturuyorken Lunaparkta var olan aşırı
ses ve gürültüler bulunduğumuz yere kadar ulaşıyordu.
Gecenin ilerleyen saatlerinde yatmaya karar verip uzandım fakat aşırı sıcaktan uyuyabilmek mümkün değildi. Sabah beşte tekrar kalktığımda en azından üç dört defa uykumun bölündüğünü çok iyi hatırlıyorum.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home